Son Yazılar
Başlangıç » Genel » İngiliz Ajanı Lawrence

İngiliz Ajanı Lawrence

Ortadoğu’yu karıştıran ve Arapları Osmanlı aleyhine birleştiren İngiliz ajanı…
“Seven Pillars of Wisdom-Aklın-Hikmetin Yedi Sütunu” adındaki kitabında Araplar arasındaki maceralı hayata tamamen bir tesadüf eseri olarak atıldığını söyleyen bu ajan, kendi iddiasına göre; Arap davasına büyük hizmeti dokunmuş gerçek bir idealistti. Kimilerine göre; “Arabistan’ın Taçsız Kralı El-Aurens” iken, bazılarına göre de adı abartıyla efsaneleştirilmeye, ebedileştirilmeye çalışılan bir anormaldi. Özgeçmişini kaleme alan isimlerden David Garnett, onu: “kendini beğenmiş ve eza çekme, zulme uğrama kompleksine sahip bir kişilik olarak nitelerken, Richard Aldington’e göre de: “sahte ve övüngen, kendi kendine önem vermiş bir egoist, hatta homoseksüel”di.
Thomas Edward Lawrence, 16 Ağustos 1888’de, İngiltere’nin Tremadoc kasabasında, evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya geldi. Thomas Edward’ın âile adı Chopman olmasına rağmen, İskoçyalı bir râhibeyle evlenebilmek için Lawrence (Lavrens) soyadını aldı. Hıristiyanlığın koyu bir taassuba sâhip Cizvit Tarikatının okuluna girdi. Burada iyi bir eğitim ve öğretim gösterilerek, yetiştirildi.
Oxford Üniversitesi’nde Arkeoloji tahsil etmiştir. Arabistan, Suriye, Mısır ve Filistin’de etütler yapmış; bir Arap kadar Arap dil ve adetlerini, Bir Müslüman kadar Müslümanlığın şartlarını ve inceliklerini öğrenmiş, her haliyle Şark’a intibak etmiştir.
İngilizlerin Orta Doğu’ya yayılma siyâseti istikametindeki faaliyetlerine katılıp, 1910 yılında Türkiye’ye geldi. Fırat Nehri kıyısında arkeolojik araştırmalar adı altında, petrol etüdü, siyâsî ve etnolojik bilgiler topladı. Mezopotamya, Suriye, Filistin ve Mısır’ı gezip, Arapça ve İslâm âdetlerini öğrendi. İngiltere’ye dönüp, 1911’de Oxford’da doktorasını verdi. Tekrar Orta Doğu’ya dönüp, Arap ülkelerinde çalışmaya başladı.
Birinci Dünyâ Harbinde İngiliz ordusunda vazife aldı.
1914 yılında, önce Filistin Keşif Fonu “Palestine Exploration Fund” hesabına, Gazze, Akabe ve Kuzey Sina’da keşif, bilgi, toplama ve harita çizimleri yapan Lawrence, I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesinden sonra Savaş Bakanlığı’nın Londra’daki harita bölümünde bir sivil çalışmaya başladı ve kendisine Sina Bölgesi’nin askeri bir haritasını yapma görevi verildi. Aynı yılın Aralık ayında “Teğmen” rütbesiyle Kahire’deki istihbarat birimine transfer oldu ve burada Araplarında katılımıyla Osmanlı İmparatorluğu’nu yıpratmak amacıyla planladığı stratejilerle yeni ihdas edilen “Arap Bürosu” başına geçti.
Kısa bir süre sonra İngiliz Savaş Bakanlığı’nca gizli görevle Irak’a gönderilen Lawrence, Nisan 1916’da Enver Paşa’nın amcası, Halil Kut Paşa tarafından Kutü’l-Amare’de esir alınan General Townshend komutasındaki 13.000 kişilik İngiliz ordusunu kurtarma operasyonu sırasında sahneye çıktı. Halil Paşa ile görüşen Lawrence, iki milyon sterlinlik bir rüşvet teklifiyle İngiliz ordusunu kurtarmaya çalıştıysa da reddedildi.
Mekke Şerifi Hüseyin’in İngiliz vaatlerine kanarak Haziran 1916’da ayaklanmayı başlatmasının ardından aynı yılın Ekim ayında bu defa Yüzbaşı rütbesiyle Arabistan’a giden Lawrence, Şerif Hüseyin’in oğulları Abdullah, Ali, Zeyid ve 1921 yılında Irak tahtına geçmesinde büyük rol oynayacağı Faysal ile görüştü. Henüz başlangıç aşamasında olan ayaklanmada diğer İngiliz subaylarıyla birlikte silah, para ve isyan eden aşiretleri birleştirmek, örgütlemek, belirlenen hedeflere sabotaj ve saldırılarda bulunmakla görevlendirildi. İrtibat subayı olarak Şerif Hüseyin’in oğlu Faysal’ın kuvvetlerine katılan Lawrence, vur-kaç taktiği ile Osmanlı birliklerine ve ikmal yollarına zarar vererek 6 Temmuz 1917’de kendisine Yarbay rütbesini ve bir nişanı kazandıracak Akabe Limanı’nı ele geçirdi. Hicaz Demiryolu’na saldırılarda bulundu. Bu tarihten sonra şiddeti daha da artan bu saldırılar yüzlerce Osmanlı askeri şehit olurken, ona göre bu “tüm harekatlarda Osmanlı İmparatorluğu’nun tüm illeri bir tek İngiliz gencinin ölümüne değmezdi.
Görevini: “Türkiye’ye karşı bir Arap isyanı tahrik etmektir ve onun için de batılı olan dış görünüşümü gizlemek ve az da olsa Araplara benzemek zorundayım. Böylece kendimi bir çeşit yabancı sahne üzerinde, balo giysisi içinde, acayip bir dilde, gece ve gündüz aktörlük yapan birisi olarak görüyorum ve rolümü iyi oynamadığım takdirde, başımı yitirebileceğimi anlıyorum.” Şeklinde ifade eden Lawrence, düzenlediği saldırıları ise: “…Çılgınlar gibi süreriz ve Bedevilerimizle birlikte, habersiz Türklerin üzerlerine çullanır, onları yığınlar halinde tahrip ederiz… tüm hareket çok kanlı ve çirkindir. Hazırlığı ve geziyi severim, ama fiziki olarak çarpışmaktan tiksinirim” sözleriyle anlatmaktaydı.
1918 yılı Eylül’ünde 4. Osmanlı ordusuna yönelik düzenlenen saldırıda adamlarına hiçbir esir alınmaması emrini veren ve 5000 Osmanlı askerini kafalarını kestirmek suretiyle katliama tabi tutan Lawrence, aynı yılın sonunda terör çeteleriyle birlikte karışıklık içinde bulunan Şam’a girdi. Kendisine tamamen yabancı olan bir cemiyetin içine girerek onları etkisi altına alabilen sonra da bölgede yeniden birçok devlet kurulmasını ve bu devletlerin başına da Emir Faysal gibi istediği kimselerin kral olarak getirilmesinde etkili olan Lawrence’nin Ekim ayı sonunda buradaki görevi sona erdi.
Lavrens, Birinci Dünyâ Harbinden sonra Osmanlı Devleti yıkılınca, vazifesini tamamlamış olarak İngiltere’ye döndü. Orta Doğu’ya empoze ettiği fikirleri Arap milliyetçiliği ötesinde yayıldı. Arap âleminde, aynı din, dil, ülke ve ırka mensûb olmalarına rağmen birbirine düşman pekçok devlet kuruldu. İsrâil Devletinin kurulmasına fırsat verdirip, Arap âlemini birbirine düşman hâline getirdi. Birkaç kere adını değiştirdi. John Hume Ross adıyla İngiliz Hava Kuvvetlerine girdi. Câsus olduğu anlaşılınca, uzaklaştırıldı. Thomas Edward Shaw adıyla önce tank birliklerinde, sonra da tekrar Hava Kuvvetlerinde vazife aldı. 1935’te İngiliz ordusundan emekli oldu. 19 Mayıs 1935’te Dorsetshire’de motosiklet kazâsında öldü.
Çölde İsyan, Darphâne, Hikmetin Yedi Direği adlı kitaplarını ve mektuplarını yayınladı.

Like
Beğen Muhteşem Haha Şaşırtıcı Üzücü Kızgın

Hakkında: vadetamam

Kontrol Ediliyor

Susa Katliamı-26 Haziran 1992

26 Haziran 1992’de, Kürt halkının hakları(!) için mücadele ettiğini söyleyip, Müslüman Kürtleri hedefe alıp, camide …

BEDR GAZASI-ÇÖLE İNEN NUR’DAN

  Bedr Gazası İSMİ, YERİ, MÂNÂSI Dört ismi var: «Bedr-i Kübrâ» Büyük Bedr, «Bedr-i Uz-mâ» …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir