Son Yazılar
Başlangıç » Yazılar » Halil Kantarcı’nın Ardından

Halil Kantarcı’nın Ardından

HALİL KANTARCI’NIN ARDINDAN

 

“Bir avuçtuk biz göklere sığmayan

Bir avuçtuk biz cennete susayan!”

 

Bir yiğit…

Öyle lafın gelişi, güzelleme olsun diye değil…

Yiğit mi yiğit…

Sîreti suretinden okunacak bir yiğit…

Halil Kantarcı…

Şehidlik ve şahidlik…

Aynı mânâya; çağının şahidliğini yapana Allah elbet şehidliği verecekti…

Ne de güzel yakıştı sana şehadet…

Hasan’ın yanına uçuverdin…

Ne çok severdin O’nu, demek hasretine dayanamadın…

28 Şubat’ın soğuk darbesine kaşı duran bir avuç yiğit, bir avuç cennet sevdalısı. Ne zindanlara sığdılar, ne meydanlara. Zindanlar da dar geldi onlara, meydanlar da…

Daha 15 yaşında idi, akranları oyun oynarken, O, idam besteleri, cennet türküleri söylüyordu.

Zindan, mahpus, işkence, direniş, devrim, açlık grevi, volta, görüş günü…

Halil bu kavramlarla büyüyor ve büyütüyordu; sevgisini ve hıncını…

Şahidliğini yapıyordu çağın en karanlık günlerini, aydınlığa tahvil etmenin…

Şahidliğini yapıyordu, şanlı Kumandan’ın ve O’nun şanlı direnişinin…

Şahidliğini yapıyordu, Aydınlık Savaşçıları’nın…

Ve bu şahidliği, şehidliğe giden yolları döşüyordu.

Hasan mı çağırdı seni ey Yiğidim!

Hemen böyle ansızın gidiverdin…

Hasan da böyle, tıpkı senin gibi atlamadı mı kahpe kurşunların önüne…

Hasan’ı şehid eden el, 16 sene sonra seni şehid eden elle aynı değil miydi?

Ne çok severmişsin sen O’nu…

“dün gibi… şehidimizin bir gün önceden ayarladığı ve sabah çok erken saatte zorla getirttiği cezaevi fotoğrafçısı gardiyanın ”üşüyorum” sızlanmalarına aldırmadan voltaya devam ediyoruz. O gün ”Delirdin mi Hasan bu soğukta ne fotoğraf çektirmesi!” diye sızlansam da, zorla kaldırmış ve bana bu paha biçilmez kareyi hediye etmişti. şimdi zorda kaldığım zamanlarda o gün yaşadığım hissiyat beni ayakta tutuyor desem yeridir… allah şefaatine nail etsin…”

halil-hasan

Evet, aynen böyle yazmıştı; Hasan ile cezaevinde, karlı bir günde çekilmiş fotoğrafın altına…

Hem zaten İbda eri olmak “yaşayan şehid” olmak değil miydi?

Mânâsını öğrenmiş kurtuluş alayları

Hakikat çevresinde şehitlik adayları (Yeşilırmak, Salih Mirzabeyoğlu)

Çağa şahidlik ve bu şahidliğin neticesi şehidlik…

Kutlu olsun, ne de çok yakıştı sana…

Hasan’a, Sencer’e, Cahid’e, Metin’e, Ünsal’a yakıştığı gibi…

Biz biliyoruz ki; her şehid zafere giden yolda bir durak, bir adımdır…

Halil, 16 yıl aradan sonra, yine darbecilere karşı, yine en önde…

“Korkaklıkta utanç, ileri gitmekte şeref var, kişi korkaklıkla kaderden kurtulamaz”

Hep bu inanç ve iman değil miydi en ön safa iten Müslümanları?..

En ön safta, Müslüman Anadolu’yu korumak için 28 Şubat’ta, 15 Temmuz’da…

Satılmışların, alçakların, şerefsizlerin, işgalcilerin karşısında… En ön safta…

Hasan gibi, Sencer gibi, Ünsal gibi…

Halil’in resmine baktıkça Mus’ab bin Umeyr hazretleri düştü aklıma…

Zerafeti, yakışıklılığı, uzun saçları ile Mus’ab bin Umeyr…

Sen bizim Mus’ab’ımızdın. Seni hep böyle anacağız ey Yiğidim…

Bize hakkını helal et!

Ve bizi de çağır, tıpkı Hasan’ın seni davet ettiği gibi!

 

Like
Beğen Muhteşem Haha Şaşırtıcı Üzücü Kızgın

Hakkında: vadetamam

Kontrol Ediliyor

Özgecan gelmez artık idam gelsin!

ÖZGECAN ASLAN VE İDAM Tecâvüze uğrayıp, vahşice katledilen? Özgecan Aslan? Bu olay bir kere daha …

HİKMET EHLİNDEN İBRETLİ ve ÇARPICI SÖZLER- İmam Gazalî

HİKMET EHLİNDEN İBRETLİ ve ÇARPICI SÖZLER   Hikmet; Yüce Allah tarafından kula bahşedilen bir şeydir; …

1 Yorum

  1. Allah razi olsun. Böyle güzel bir insanı tanımamiza vesile oldunuz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir