Son Yazılar
Başlangıç » Şahsiyetler » Ertuğrul Dursun Önkuzu-23 Kasım 1970

Ertuğrul Dursun Önkuzu-23 Kasım 1970

ÖNKUZU

Kuzu yürür, kuzu yürür.

Önde Önkuzu yürür.

Kuzular meledikçe

Gönlüme sızı yürür!

 

Önkuzu hey! Önkuzu!

Önde gider Önkuzu.

Bu bayrak düşmez yere,

Ölmedikçe sonkuzu!

 

Dursun adı… Dursun adı…

O gitti, dursun adı.

Dillerde türkü olsun,

Yürekte vursun adı!

 

Kuzular koç olacak,

Toy, düğün, göç… olacak

Bu yıl ki kuzuların

Adları ‘öç’ olacak!

N. Yıldırım Gençosmanoğlu’nun bu dizeleri ile yüreğimizde, beynimizde ölümsüzleşen, Allah’ın vaadi üzere “ölüpte ölmeyen” şehid Dursun Önkuzu…

Vatan bölünmesin, din-i mübin-i İslâm ayaklar altına alınmasın diye şehadete yürüyen Önkuzu…

Ülkü denen gelinle şehadet nikahını, kanıyla da imzasını atan Önkuzu…

Şehadetinden bir kaç gün sonra defnedilirken, yaralarından hâlâ kan sızan, o sızan kan ile ülkücü yüreklere sızı inen Önkuzu…

23 Kasım 1970 tarihinde gençliğinde sevdalandığı, şehadet isimli gelinle nikahını kıydı Önkuzu. Henüz 22 yaşında Anadolu’nun su katılmamış delikanlısı idi. Ruhi Kılıçkıran, Süleyman Özmen ve Yusuf İmamoğlu’nun ardından davanın dördüncü şehidi Ertuğrul Dursun Önkuzu olmuştu…

Ertuğrul Dursun Önkuzu 1948 yılında Tokat ilinin Zile kazasında doğmuştur. Ailesinin en büyük ve tek erkek evladıdır…

İlk öğrenimini Zile’de Sakarya İlkokulu’nda, orta öğrenimini ise Zile Ortaokulu’nda tamamlamıştır. Daha sonra Zile Sanat Enstitüsü Tesviye Bölümü’nü bitirmiş ve aynı zamanda Kuran Kursu’na devam ederek, Zile müftüsü hoca “Arif Efendi”den milli terbiye almıştır.

Ertuğrul Dursun Önkuzu, sanat okulunda iken aynı zamanda arkadaşları ile Zile Ülkü Ocağı’nı açmış ve Ocakta seminerler vermiştir.

Zile Sanat Enstitüsü Tesviye Bölümü’nü bitirdikten sonra 1967 yılında İstanbul YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ Makine bölümünü kazanmış ancak kaydını yaptırdıktan sonra komünistlerin tehditleri sonucu ancak bir ay okuluna devam edebilmiştir…

Bir süre sonra Ankara Teknik Öğretmen Okulu’na geçen Ertuğrul Önkuzu aynı zamanda bu okulda yatılı olarak kalmıştır.

Ertuğrul Dursun Önkuzu, okulun tatil dönemlerinde öğrencilerin derslerine yardımcı olmuş, ücretsiz kurs vermiştir.

Sene 1970…

Ertuğrul Dursun Önkuzu 3. sınıftadır…

Öğrenci olaylarının iyice çoğaldığı bu yılda, Ertuğrul Dursun Önkuzu işgal altında bulunan okulda komünistler tarafından kaçırılıp CİĞERLERİNE ÜÇ GÜN BOYU HAVA DOLDURULMAK SURETİYLE İŞKENCE EDİLMİŞ ve okulun üçüncü katından atılarak şehit edilmiştir…

O’nu katledenlerden Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu öğrencisi Ali BAŞPINAR’IN kendi beyanlarına göre:
“23 Kasım 1970 tarihinde Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu öğrencisi Dursun ÖNKUZU’YU önce kaçırarak hapsetmişler sonra bilahare feci şekilde dövmüşlerdir. Bununla da yetinmeyen sanıklar bir bıçakla Dursun Önkuzu’nun bilek damarlarını kesmişler, ağzına lastik hortum takarak pompayla şişirmek suretiyle vahşiyane bir şekilde öldürüp 3.Kattaki odanın penceresinden atmışlardır”
İşte böyle katledilmiştir ÖNKUZU.

Dursun ÖNKUZU’YU katledenlere ne oldu peki?
Bu davaya Tuğgeneral ALİ ELVERDİ baktı.
Hani şu Deniz GEZMİŞ ve arkadaşlarının davasına bakan hakim..
Savcısı ise Hâkim Hava Kıdemli Yüzbaşı Askeri Savcı ALİ HÜNER idi.
Yargılama DEV-GENÇ davası ile birleştirildi.
Askeri Savcı Hukuk Tarihine geçecek mütalaasında şöyle diyordu:
“Dursun ÖNKUZUYU sorguya çekip tehdit eden sanıklar, polisin gelmesiyle telaşa kapılmışlar, gerek yapılan hazırlık tahkikatında, gerekse son tahkikatta dinlenen tanık beyanlarından kat’i olarak Önkuzu’nun sanıklar tarafından pencereden atıldığı yolunda bir beyanda bulunulmamış, sadece maktulün pencereden düşerken ve düştükten sonra görüldüğü tanıklarca beyan edilmiştir. Maktulün sanıklarca pencereden atıldığını gören ya da beyan eden her hangi bir şahit yoktur. Dursun Önkuzu sanıklar tarafından pencereden atılarak öldürülmüş müdür? Dursun Önkuzu kendisini pencereden atmış mıdır? Bu iki husus yapılan bütün tahkikatlar boyunca açıklığa ve aydınlığa kavuşturulamamıştır. Soruşturmada Önkuzu’nun sanıklarca pencereden atılarak öldürüldüğüne dair kesin, mukni bir delile rastlanılmamış olması nedeniyle sanıklara isnat edilen Dursun ÖNKUZU’YU öldürme fiili tekevvün ve teşekkül etmemiştir”
Öyle ya Ali Başpınar’ın ve diğer sanıkların ifadeleri yeterli delil değildir.
Bu kadar süre bir insana işkence yaptıkları, ciğerlerine bisiklet pompası ile hava basacak kadar canileştikleri kabul edilenlerin ÖNKUZU’YU camdan atarak ölümüne sebebiyet verdikleri konusunda ikna edici delil olmadığını söyleyen bir anlayış en nazik ifadesi ile vicdan yoksunudur. Bu mütalaa bir hukuk ayıbı olarak tarihe geçmiştir.
Peki, yargılama sonunda ne oldu?
Dev-Genç Sanıklardan bir kısmının aldığı cezalar şu şekilde:
Örgüt üyeliğinden,
Mehmet ALİ KABAKOĞLU 20 YIL
Adnan ALTIPARMAK 20 YIL
SABRİ UYAR 20 YIL
MEHMET ÖZDEMİR 20 YIL
SABRİ UÇAR 8 YIL 4 AY
ŞEFİK ŞENEL 13 YIL 4 AY
AKİF ATASAYAR 13 YIL 4 AY
CEM UYAR 12 YIL
ALİ BAŞPINAR 10 YIL
FİKRİ AYTAN 10 YIL
FERİDUN TAMİRER 12 YIL
Kararın verildiği tarihten kısa bir süre sonra Mayıs 1974 tarihinde GENEL AF çıktığını da belirtmekte yarar var.

Ruhun şad, makamın alî olsun ey şehid…

Cennette peygambere komşu olasın hey ÖNKUZU!

Like
Beğen Muhteşem Haha Şaşırtıcı Üzücü Kızgın
1

Hakkında: vadetamam

Kontrol Ediliyor

Ahmet Kerse-31 Ocak 1983

Aslında her güne bir destan yazılabilir burada.. Anadolu’nun yiğit delikanlılarının destanını… Kimisi; evlenmeyi hayal ettiği …

Şehid Sancar Kartal-25 Ocak 2000

SANCAR KARTAL’A Ölümü sırtında taşıdı, O Şehadet için yaşadı.   O kavgadan asla kaçmazdı, Zalimlere …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir