Son Yazılar
Başlangıç » Şahsiyetler » Hüccetü’l İslâm İmam Gazali-18 Aralık 1111

Hüccetü’l İslâm İmam Gazali-18 Aralık 1111

Hüccetü’l İslâm (İslâm’ın delili) ve Zeynüddin (Dinin ziyneti) olarak anılan İmam Gazalli…

Asıl ismi; Ebu Hamid Muhammed el-Gazâlî.

Meşhur olan nisbesi, “Gazâlî” (=Gazzâlî)’dir. Yazılışları aynı olan bu iki nisbeden hangisinin doğru olduğu meselesi eski kaynaklarda ve yeni araştırmalarda tartışılmış, fakat kesin bir sonuca varılamamıştır. Zehebî’nin aktardığı bir anekdota göre; Gazâlî’nin bizzat kendisi, “İnsanlar beni çift “z” (=Gazzâlî) diye anıyorlar; hâlbuki ben, “Gazâle” denilen bir köydenim.” demiştir.
İmam- Gazali, milâdî 1058 senesinde Tûs şehrinde dünyaya geldi. Babası fakir bir kimse olmakla beraber, İmam Gazalî’nin ve kardeşinin iyi yetişmeleri için, ilim öğrenmelerine özel önem vermişti. Hatta ömrünün bu işe yetmeyeceğini düşünürek yakın bir dostundan çocuklarının eğitimi ile ilgilenmesini istedi.
İleri düzeydeki ilk öğrenimine, Tûs’ta er-Râzkânî adlı âlimden fıkıh dersleri alarak başladı. Daha sonra Cürcân’a gidip tahsiline orada devam etti. Daha sonra bir grup Tûslu gençle birlikte Nîşâbur’a giderek buradaki Nizâmiye Medresesine girdi. Orada dönemin en tanınmış kelam âlimi olan İmâmü’l-Harameyn el-Cüveynî’nin öğrencisi oldu.
Cürcan’da okuduğu dersleri not ettiği defterlerin, vatanına dönüşünde içinde bulunduğu kervan soyan haydutlar tarafından gasbedilmesi hâdisesi tarihte şöhret bulmuştur:
İmam- Gazali, kervan basan haydutların reisinden, defterlerini geri vermesini, zira bunların hiçbir işlerine yaramıyacağını söylemişti. Haydutların reisi o defterlerde ne olduğunu sorduğunda: «Onlara yazılı bilgileri edinmek için yurdumu terkettim ve uzun müddet süren tahsilimin semeresini onlara yazdım» dedi. Haydutların reisi güldü ve: «Nasıl olur da ilim tahsil etmiş olduğunu ileri sürebilirsin? Baksana defterlerin elinden alınınca hiç ilmin kalmıyor» dedi. Defterleri de geri verdirtti. Bu hâdise İmam Gazali üzerinde büyük bir tesir bıraktı ve memleketine dönüşünde ilk işi defterlerdeki notlar hafızasına nakletmek oldu.

Cüveynî’nin ölümü (478/1085) üzerine Nizâmü’l-Mülk’ün karargâhında geçirdiği altı yıl içinde telif çalışması yapmıştır.
484/1091’de vezir tarafından Bağdat Nizamiye Medresesi müderrisliğine tayin edilen İmam Gazâlî, buradaki çalışmaları sırasında Sultan Muktedî-Biemrillâh’ın ilgi ve desteğine mazhar oldu. Onun Nizamiye’deki dört yıllık müderrislik dönemi, aynı zamanda kitap telifi açısından en verimli devresi olarak gösterilir. Çünkü bir yandan 300’e yakın öğrenciye ders veriyor ve tasnif faaliyetlerini sürdürüyor, öte yandan da felsefe üzerine incelemeler yapıyordu. Yaklaşık iki yıl süren bu incelemeler sayesinde, bizzat kendisini de eleştirdiği öteki kelamcılardan farklı olarak tenkit etmeyi düşündüğü Meşşâî-İşrâkî felsefe ekolünü derinden kavrama imkânını elde etti. Yaptığı değerlendirmeler de filozofların, doğru ve yanlış görüşlerini şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit etti. Ardından Bâtinîlik incelemelerine koyuldu.
Kelam, felsefe, Bâtinîlik ve tasavvuf hakkındaki yaptığı son çalışmalar,İmam Gazâlî’nin zihin ve ruh dünyasında kelimenin tam anlamıyla bir bunalıma yol açtı. Bağdat Nizâmiye Medresesinde son derece mutlu ve huzurlu görünen hayatı, gerçekte gün geçtikçe için için büyüyen şüphelerle, fikrî bunalımlarla altüst oldu.
Üstad Necip Fazıl, İmam Gazâlî’nin bu fikrî bunalımını kendi bunalımı ile karşılaştırır ve Abdülhakim Arvasi hazretlerine sorar;
-İmam Gazâlî’nin buhranı mı büyüktü, benimki mi?
Ve aldığı cevab;
-Senin ki!
İmam Gazâlî’nin dili tutulmuş, belâgat ve fesahati yok olmuştu. Üstelik bedeni bakımdan da rahatsızlanmıştı. Bunun üzerine etrafndakilerin bütün rica ve ısrarlarına rağmen medresedeki derslerini bırakt ve Bağdat’dan ayrıldı.
 
Bağdat’tan Şam’a gitti. İki yıla yakın bir süre orada kaldı. Bu sırada Emeviyye Camii’ne çekilerek nefsini terbiye etmek, ahlakını güzelleştirmek ve kalbini arındırmak maksadıyla riyazet ve mücahade ile meşgul oldu. Kudüs’e gitti. Bir müddet de orada inziva hayatı yaşadı. İhyâ’u Ulûmi’d-dîn adlı eserinin bir bölümü olan “er-Risâletü’l Kudsiyye”yi burada yaşayan insanlar için yazdı. Ardından hac görevini yerine getirmek, Mekke ve Medine’nin bereketlerinden nasibini almak ve Resulullah (s.a.v)’in mezarını ziyaret etmek düşüncesiyle Hicaz’a gitti. Daha sonra vatan hasreti ve çocuklarının daveti, onu, memleketine çekti.

Bu halvet döneminde birçok değerli eser yazmıştır. 499/1106 yılının zilkade ayında Nişâbur’a döndü ve buradaki Nizamiye Medresesinde tekrar öğretim görevine başladı. Gazzâlî’nin bu ikinci öğretim döneminin, birincisi kadar zevkli ve bereketli geçmedi. Nitekim duyduğu yeni bir sükûnet özlemiyle,muhtemelen sağlığının da hocalık faaliyetlerini zorlaştıracak ölçüde bozulmaya yüz tutması sebebiyle, üç yılı aşkın bir süreden beri ifa ettiği resmî görevini bir defa daha bırakıp Tûs’a döndü (503/1109)
 
Fakat telif çalışmalarına aralıksız devam etti ve birçok değerli eser yazdı. Tûs’a döndükten sonra evinin yanına fukaha için bir medrese, sufiler içinde bir hankâh yaptırdı. Ömrünün son günlerini; ders okutmak, gönül ehlinin sohbetlerine katılmak ve eser yazmakla geçirdi. Ayrıca o zaman kadar yeterince birikime sahip olmadığı hadis ilmiyle de meşgul oldu. 505/1111 yılının cemâziyelâhir ayında öldü.
 

ESERLERİ

 
Gazzâlî’nin belli başlı eserlerini şu başlık altında toplamak mümkündür:
 

A) Fıkıh

 
1. el-Menhûl fi’l-usûl  (=ya da el-Menhûl min ta’likâti’l-usûl )
 2. el-Basît fil-fürû’ 
 3. el-Vâsît
4. el-Vecîz
 5. el-Fetâvâ
6. el-Mustasfâ
7. Hulâsatü’l-muhtasar ve nikâvetü’l-mu’tasar
8. Gâyetü’l-gavr fi dirâyeti’d-devr
9. et-Ta’lîka fi fürûi’l-mezheb
10. Me’âhizu’l-hilâf 
11. Tehzîbü’l-usûl 
 

B) Metodoloji – Mantık 

1. Mi’yâru’l-ilm
2. Mihekku’n-nazâr fi ilmi’l-mantık
3. Şifâu’l-galîl 
4. el-Kıstâsu’l-mustakîm
5. Lubâbu’n-nazâr
6. Tahsînu’l-meâhiz 
7. el-Mebâdî ve’l-gayât 
 

C) Kelam

1. el-Fedâihu’l-bâtiniyye (= el-Mustazhirî )
2. el-İktisâd ve’l-i’tikâd 
3. el-Maksadu’l-esnâ fi şerhi esmâillahi’l-hüsnâ
4. Faysalu’t-tefrika
5. el-Kânûnu’l-küllî fi’t-te’vîl 
6. Risâle ila Ebi’l-Feth Ahmed b. Selâme(=er-Risâletü’l-vaz’iyye)
7. ed-Dürretü’l-fâhire
8. İlcâmu’l-avâm an ilmi’l-kelâm
9. Kavâidu’l-akâid 
10. Hüccetü’l-hakk
11. Mufassılu’l-hilâf 
12. ed-Dürcü’l-merkûm bi’l-cedâvil 
13. el-Müntehal fi ilmi’l-cedel 
 

D) Felsefe

1. Makâsıdu’l-felâsife
2. Tehâfütü’l-felâsife
3. el-Madnûn bih alâ gayri ehlih (=el-Madnûnu’l-kebîr)
4. el-Madnûn bih alâ gayri ehlih
5. er-Risâletu’l-ledünniyye
6. Mişkâtu’l-envâr
7. el-Munkız mine’d-dalâl 
 

E) Tasavvuf – Ahlak 

1. Mîzânu’l-amel 
2. el-Maârifu’l-akliyye
3. İhyâ’u ulûmi’d-dîn
4. Bidâyetu’l-hidâye
5. Cevâhiru’l-kur’ân
6. Kimyâ-yı Saâdet 
7. Eyyuhe’l-veled 
8. Nasîhatu’l-mülûk
9. el-İmlâ alâ müşkilâti’l-ihyâ’ 
10. Sırru’l-âlemîn
11. Minhâcu’l-Âbidîn
 
Like
Beğen Muhteşem Haha Şaşırtıcı Üzücü Kızgın
1

Hakkında: vadetamam

Kontrol Ediliyor

Ahmet Kerse-31 Ocak 1983

Aslında her güne bir destan yazılabilir burada.. Anadolu’nun yiğit delikanlılarının destanını… Kimisi; evlenmeyi hayal ettiği …

Şehid Sancar Kartal-25 Ocak 2000

SANCAR KARTAL’A Ölümü sırtında taşıdı, O Şehadet için yaşadı.   O kavgadan asla kaçmazdı, Zalimlere …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir