Son Yazılar
Başlangıç » Büyük Doğu-İBDA (sayfa 2)

Büyük Doğu-İBDA

BEDR GAZASI-ÇÖLE İNEN NUR’DAN

  Bedr Gazası İSMİ, YERİ, MÂNÂSI Dört ismi var: «Bedr-i Kübrâ» Büyük Bedr, «Bedr-i Uz-mâ» Koca Bedr, «Bedr-i Saniye» İkinci Bedr, «Bedr-i Kıtal» Kanlı Bedr… Mekke taraflarında meşhur bir köy ve orada bir kuyu… Bedr… Bu gazanın gününe «Yevm-il-Fürkan» Kur’ân Günü dediler. Çünkü Kur’ân bağlılarının izzet bulduğu ve küfrün başına kahır sillesinin indiği gün… Küfür çoklukta… Bire üç… Kılıkları zengin, …

Devamı »

Büyük Buluşma

  BÜYÜK ZAT Cami… Girince sol tarafta, yerden bir iki basamak yüksekliğinde, balkonumsu bir yerde, sarıklı, ilk bakışta esmer, beyaza yakın kır ve uzun sakallı bir zat… Önünde, kitabını koyduğu küçük bir yer masası… Etrafında, diz üstü veya bağdaş kurup oturmuş bir küme insan… Aralarına geçip oturduk. Kısık, donuk, birden bire ahengi anlaşılamıyan peçeli, zarflı bir ses… Fakat son derece …

Devamı »

SIR ve ZİKİR

SIR İşte «rabıta»; işte Kur’ânla, Kur’ânın sonsuz derinliklerinde kaybolanların görebildiği mutlak ölçüyle sabit ve kat’i keyfiyet… Erenler yolunun da, her şeyin de sahibi Allah Sevgilisinden sonra baş kılavuz Ebu Bekir, Efendisine, Kâinatın Efendisine o türlü rabıta etti ki mahrem yerlerde, el ve yüz yıkama yerlerinde bile bu rabıtayı çözememekten yine O’na şikâyet etti. Bütün erenler bu yoldan erdi. Rabıta, Allahta …

Devamı »

Devrilen Ağaç

Dön de bak, dedi, bana Tanrıkulu, şu ağaca bak! Ve üzerinde düşün! Düşün ki, güzel ve sonsuz tabiatta, büyüklüğü, erginliği, olgunluğu, tek kelimeyle kemâli, ondan daha iyi gösterecek bir örnek bulunamaz. Ağaç, madde ve ruh gibi, herşeyin bir dış ve bir iç yüzünü, toprak üstünde ve toprak altında, gür ve dolaşık varlığiyle çizgi ve biçime sokmuş bir remzdir. Yapraklarının kıldan …

Devamı »

GENÇ ADAM, DÜŞÜN!

Genç adam düşün! Evvelâ insanoğlunun düşünmekten büyük haysiyeti olmadığını düşün! Senin yaşadığın devirde insanların meşin toptan birer kafa taşıdığını ve bu topu dolduran havanın en basit fikri bile kavurup kül edici bir (antiseptik) olduğunu düşün! (Antiseptik) diyorum; zira devrimizin kıymet ölçüsünde sâf ve gerçek fikir mikroptur. Filozof: “- Madem ki, düşünüyorum, öyleyse varım!” Der. Bizim de: – Madem ki yokuz; …

Devamı »

Moskof- Necip Fazıl Kısakürek

«Moskof», eski tarih kitaplarımızda «Moskulu» diye anılan mücerret Rus tipinin tiksinme edalı ismi…  Bu kelimenin. Türk ruhuna göre anlamını kuzuya aşılayacak olursanız, hatırına, dişleri kan içinde kurt gelir. Piliç sansarı, geyik de yılanı hatırlar.  İsmine «tabiat» dedikleri şu hilkat tablosuna bakınız: Orada herşey, dağıldığı sayısız nev’iyetler içinde, yakınlık ve uzaklık, eşlik ve aykırılık olarak iki ana kadroda… Bu kadrolar, madde …

Devamı »

HATARAT

• Edep bahsinde, içe ve dışa doğru ferdin tavırlarının “muhafazasında en yıkıcı rolü oynayan «Hatarat» dediğimiz müessirdir. • Hatarat veya «Havâtır», insanın elinde olmadan ve davet edilmeden kalbine iniveren menfi telkinler… Bu telkinler ya şeytandan, ya nefsten gelir. Sabit ve üst üst devamlı gelirse nefsten, değişik tecelli ederse şeytandan • Hatarlar (Havâtır), tel dolaptaki ciğere musallat ac kedi gibi insanın …

Devamı »

ANADOLU TÜRKÜ

Dün:Aptal denecek kadar saffetli…Bugün:Saffetli sanılacak kadar açıkgöz… Dün:Safı 100 okka.. /Bugün:Elbisesiyle 55 kilo… Dün:Maşrapalarla ayran içen gürbüz…Bugün:Kovalarla rakı deviren cılız… Dün:Nezle görmemiş sıhhat…Bugün:Sıtmadan frengiye kadar illet… Dün:“Ya devlet başa, ya kuzgun leşe…”Bugün:“Devlet malı deniz; yemiyen domuz…” Dün:Gözünü kaldırmayan mahcup âşık…Bugün:Gözü kan çanağı, ırz düşmanı… Dün:Gazi…Bugün:Şakı… Dün:Eline vur, ekmeğini al!Bugün:Köstebek ol, buğdayını al! Dün:Ciğere kadar işleyen iman heykeli…Bugün:Kuyruk sokumuna kadar yakan …

Devamı »

KAYSERİ HİTABESİ

1950’de Kayseri B.D. Cemiyeti binası önünde Evvela vatan, sonra dünya çapında bir mefkure …Büyük Doğu mefkuresi!..Böyle bir mefkurenin iş ve hamle planını temsil ettiğine inandığımız bir cemiyet…Büyük Doğu Cemiyeti !…Büyük Doğu Cemiyetinin 1 numaralı Şubesi…Kayseri!… İşte şimdi onun açılış törenindeyiz! Bu münasebetle benden, ilim, fikir, tecrit, teşhis, tahlil, terkip kıymetleriyle dolu, geniş ve akedemik bir nutuk beklemezsiniz herhalde … Yerimiz …

Devamı »

ÖLMEDEN ÖLMEK

Gâyelerin gâyesinin mukaddes sancağını taşıyan Peygamberler Peygamberi, madde planındaki gazalariyle, sonsuzluk âlemine, ölmüşken ölmeyenleri; ruh planındaki Ekber Cihad ile de, ölmemişken ölenleri sevk etmeye memurdurlar.     Büyük; kul çapında her büyüğün yanında küçük ve hiç kalacağı büyük kurtarıcılık işte budur. İnsanı, nefsi ve cemiyetiyle bir arada kurtarmak…   *   Şimdi, Kurtarıcılar Kurtarıcısını biraz daha yakından görür gibiyiz. Daha fazla yaklaşamayız; …

Devamı »