Son Yazılar
Başlangıç » Din ve Tasavvuf (sayfa 10)

Din ve Tasavvuf

Şeyhul İslam Mustafa Sabri Efendi’den…

İşte Mustafa Kemal!… İlk başta, İstanbul’daki tâbi olduğu hükümetten aldığı resmî memuriyetten başka, Padişah’ın verdiği hususî fermanla Anadolu’da kuvvet ve nüfuz kazandıktan sonra emanete hiyanet etti ve kendi namına harekete başladı. Yani Padişah’ı aldattı. Tâbi olduğu hükümeti aldattı. Onları da ayağının altına aldı. Şimdi hiç sıkılmadan o Padişah’tan kaptığı hükümet ve devletin başına geçmiş oturuyor. Ve hiyaneti, Padişah’a ve sâir, …

Devamı »

FAKİR SÖZLERİ

FAKİR SÖZLERİ (İtlâk Tasavvufundan latifeler) Yoku var ve muhteşem gösterdin, Yeli gizledin,    tozu    gösterdin. MEVLÂNÂ kaddese’llâhü sırrahu’l azîz Önsöz Bu latifeler sohbet mevzûlarıdırlar. Sâf İslam Tasavvufundan nasibi olanlara mahsus ve insanlıktan uyanacak kimselerin malıdırlar, İtlâk tahassürüne, tahkik iştiyakına erişmişler bunların kadrini bilir. Alışılmış telâkkilere aykırı görünen cihetleridir bu zevata şevk veren, (Kevn) den çıkma yolunu gösteren. Akıl ve nakil efsânelerinden henüz …

Devamı »

Şİİ SAPKINLIĞINA BİRKAÇ ÖRNEK

Şİİ SAPKINLIĞINA BİRKAÇ ÖRNEK Şii Şeyh Ruhullah El Musevi El Humeyni diyor: فلو خرج سلطان على أمير المؤمنين عليه السلام لا بعنوان التدين بل للمعارضة في الملك أو غرض آخر كعائشة وزبير وطلحة ومعاوية وأشباههم أو نصب أحد عداوة له أو لاحد من الائمة عليهم السلام لا بعنوان التدين بل لعدواة قريش أو بني هاشم أو العرب أو لاجل كونه …

Devamı »

FETHİ GEMUHLUOĞLU’NDAN ‘DOSTLUK’ ÜZERİNE

FETHİ GEMUHLUOĞLU’NUN 22 KASIM 1975 TARİHİNDE ‘DOSTLUK’ ÜZERİNE İRTİCÂLEN YAPTIĞI  KONUŞMA DOSTLUK ÜZERİNE  Kalbimi oymuşlar, oymuşlar da şimallim Hayâlini, resmini değil Seni koymuşlar içine; Onun içindir adınla atışı…  Fethi Gemuhluoğlu  Efendim, Evveli, âhiri, zâhiri, bâtını selamlarım. El-Evvelü Allah, El-Âhirü Allah, Ez-Zâhirü Allah, El-Bâtınü Allah. Sâhib’i selâmlarım. Sâhib-i Hakîki’yi selâmlarım. Sağımı, solumu, önümü, ardımı selâmlarım. “Levlâke Sırrının Mazharı”nı selâmlarım. Vâlidesini, Hadîce …

Devamı »

FIKH-I EKBER ŞERHİ-ALİYYUL KÂRİ’DE DÖRT HALİFE

Hz. Peygamber’den Sonra İnsanların En Faziletlisi: Hz. Peygamber’den sonra insanların en faziletlisi Ebû Bekr es Siddîk radıyellahu anh, sonra Ömer b, Hattab, sonra Osman b. Affan, sonra Ali b. Ebû Tâlib radıyalîahu anhum’dur. Burada Hz. Peygamber’den sonra demek, Hz. Peygamber’in varlığından sonra dünyada bulunduğu halde demektir. İsa aleyhisselâm’ın yeryüzüne inmesi her ne kadar Hz. Peygamberden sonra olacaksa da esas peygamberliği …

Devamı »

İMAM-I AZAM’IN OSMAN EL-BEYTİ’YE MEKTUBU

Hamd Âlemlerin Rabbine, Salât ve Selâm Efendimiz Hz. Muhammed’in Bütün Âl ve Ashabına Olsun. İmam Husamu’d-Din b. el-Huseyn b. el-Haccac es-Seğnâkî, Hâfızuddin Muhammed b. Muhammed el-Buharî’den; o, Şemsu’l-Eimme Muhammed b. Abdü’s-Settar el-Kerderi’den; o, Burhanüddin Ebi’l-Hasan Ali b. Ebi Bekr b. Abdi’l-Celil el-Merginânî’den; o, Ziyâuddin Muhammed b. el-Huseyn b. Nasır el-Yersûhî’den; o, Alâeddin Ebi Bekr Muhammed b. Ahmed es-Semerkandî’den; o, Ebu’l-Muîn …

Devamı »

CEMİL MERİÇ’İN 7 ARALIK 1975′TE, MTTB’DE YAPTIĞI KONUŞMA

CEMİL MERİÇ’İN 7 ARALIK 1975′TE, MTTB’DE YAPTIĞI KONUŞMA MARKSİZM VE İSLÂMİYYET “Tarihte farklı istikametler takip eden, gayeleri başka medeniyetler var. Kavimler ve medeniyetler bir rolü ifa için tarih sahnesine çıkar, bu rolü oynar ve çekilirler. İbn Haldun, Toynbee, Danilevski bu kanâattadırlar. Yani medeniyet bugünkü yırtıcı-kapitalist Avrupa medeniyetinden ibaret değildir. Öyle olduğu vehmi, düşmanlarımız tarafından aşılanmıştır. Avrupa medeniyeti tarih sahnesine ayak bastığı sırada, Osmanlı …

Devamı »

YUNUS EMRE – MUAMMALI ŞİİRİ

YUNUS EMRE kuddise sırruhu’l-azîzin  MUAMMALI ŞİİRİ Çıktım erik dalına anda yedim üzümüBostan ıssı kakıdı der ne yersin kozumu. Kerpiç koydum kazana, poyraz ile kaynattımNedir diye sorana, bandım verdim üzümü. İplik verdim çulhaya sarıp yumak etmemişBecit becit ısmarlar gelsin alsın bezini. Bir serçenin kanadın kırk katıra yüklettimKırk çift dahi çekmedi kaldı şöyle yazılı. Bir sinek bir kartalı kaldırdı urdu yereYalan değil …

Devamı »

ŞEHABEDDİN SÜHREVERDİ VE KARINCALARIN DİLİ

ŞEHABEDDİN SÜHREVERDİ Kaddesellâhü sırrahu’l azîz  VE KARINCALARIN DİLİ Şeyh Işrak, Şeyh Maktul, Şeyh Şehid ve Şehab-ı Maktul lâkapla­rıyla tanınan Ebu’l-Fütuh Şeyh Şehabeddin Yahya bin Habeş bin Emirek Sühreverdi hicri 549’da (m. 1154-1155) İran’ın Zencan vi­layetine bağlı Ebher ilçesinin Sühreverd köyünde dünyaya geldi. Sühreverdi, ilk eğitimini kendi köyünde tamamladı. Daha son­ra, felsefeye, özellikle İbn-i Sina’nın görüşlerine şiddetle karşı çıka­cak olan Fahruddin-i Razi …

Devamı »

KELİME-İ TEVHİD- İmâm-ı Gazâli

  KELİME-İ TEVHİDİN MÂNASI Kelime-i tevhid, iki lafızdan oluşur. Birinci kısmı “lâ ilâhe”dir. Mânası, “hiçbir ilâh yoktur” demektir. Bu kısmında kalmak küfürdür. İkinci kısmı “illallah’tır. Mânası, “ilâh olarak ancak Allah vardır” demektir. Bunu söylemek imandır. Kâfir ve münafıklar “lâ ilahe” kısmında kalıp küfre düştüler. Oysaki onlara, “Kapıda durmayın, içeriye geçin (hakka ulaşın) denilmişti. Kur’ân-ı Kerîm’deki şu âyeti bu mânada anlamalıdır: …

Devamı »